Bilirkişi raporu dosyaya girdiğinde yalnız sonuç rakamına bakmak kolaydır. O rakamın hangi belgeye, tarihe ve yönteme dayandığı ise çoğu zaman daha önemlidir. Rapora itiraz, “katılmıyoruz” demekten ibaret kalırsa mahkemenin hangi eksikliği gidereceği de belirsizleşir. Önce raporun cevaplamadığı soruyu bulmak gerekir.

Süre tebliğle başlar; ek süre kendiliğinden doğmaz

HMK m. 281 uyarınca taraflar bilirkişi raporunun kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içinde eksik hususların tamamlattırılmasını, belirsizliklerin açıklanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını isteyebilir. Raporun UYAP’a yüklenme tarihiyle tebliğ tarihini karıştırmamak gerekir. Elektronik tebligatın hukuken yapılmış sayıldığı tarih ayrıca kontrol edilmelidir.

7251 sayılı Kanun’la eklenen hüküm, itirazın süresinde hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olduğu ya da özel veya teknik çalışma gerektirdiği hâllerde ek süre verilmesine imkân tanır. Talep ilk iki haftalık süre içinde yapılmalıdır. Verilebilecek ek süre bir defaya mahsustur, iki haftayı geçemez ve ilk sürenin bitiminden itibaren işler. Salt “rapor kapsamlı” ifadesi yerine hangi teknik çalışmanın gerektiği açıklanmalıdır.

Eksik soru ile yanlış yöntem aynı itiraz değildir

Raporda mahkemenin sorduğu bir mesele cevapsızsa hangi soru ve hangi veri bakımından eksiklik bulunduğu gösterilir. Hesabın dayandığı tablo veya ölçüm yöntemi açıklanmıyorsa belirsizlik somutlaştırılır. İncelenmemiş tapu kaydı, farklı tarihli bilanço veya hatalı kabul edilen sözleşme hükmü ilgili sayfasıyla birlikte işaretlenmelidir.

Ek rapor, aynı incelemenin tamamlanması veya açıklanması için uygun olabilir. Temel varsayım yanlışsa, gerekli uzmanlık bulunmuyorsa veya çelişki ek açıklamayla giderilemiyorsa yeni bilirkişiyle tekrar inceleme isteminin neden gerekli olduğu ayrıca anlatılmalıdır. HMK m. 281/3 gereği yeni incelemeye ihtiyaç olup olmadığına mahkeme karar verir; tarafın talebi otomatik atama sonucu doğurmaz.

Mahkeme raporla bağlı değildir

HMK m. 279 raporun görevlendirme konusunu, incelenen maddi vakıaları, gerekçeyi ve sonucu içermesini öngörür; bilirkişinin hukuki değerlendirme yapamayacağını belirtir. Bir raporun teknik verileriyle hukuki nitelendirmesi birbirine karışmışsa itirazda bu ayrım açık tutulmalıdır. Hangi hususun uzmanlık bilgisi, hangisinin mahkemenin hukuk uygulaması olduğu gösterilebilir.

HMK m. 282’ye göre hâkim bilirkişi görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir. Bu, rapordaki yöntem ve çelişkilerin cevapsız bırakılabileceği anlamına gelmez. İtirazın amacı, mahkemenin karar verirken hangi maddi noktayı yeniden incelemesi gerektiğini somut ve denetlenebilir biçimde ortaya koymaktır.

İtiraz dosyasında bulunması gerekenler

  • Rapor ve hukuken geçerli tebliğ tarihi
  • Bilirkişiye verilen görev ve cevaplanmayan sorular
  • İtiraz edilen hesap, sayfa ve kullanılan belge
  • Ek süre gerekiyorsa teknik çalışmanın açıklaması ve süresinde talep
  • Ek rapor veya yeni bilirkişi isteminin ayrı gerekçeleri

Kaynaklar

Metin, yayın tarihi itibarıyla aşağıdaki kanun ve resmî metinlere dayanmaktadır. Somut uyuşmazlıkta güncel mevzuat ve dosya belgeleri ayrıca incelenmelidir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 279–282 – Adalet Bakanlığı ↗6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 281 kabul metni – TBMM ↗7251 sayılı Kanun, m. 24: ek süre değişikliği – TBMM ↗