Konkordato mühleti verildikten sonra şirket çalışmaya devam eder. Mal alır, elektrik kullanır, çalışanlarına ücret öder. Bu dönemde doğan her borcu eski borçlarla aynı sepete koymak, projenin nakit akışını da alacaklının hukuki konumunu da yanlış okumaya yol açar.
Önce borcun ne zaman ve nasıl doğduğunu ayırmak gerekir
İİK m. 308/c bakımından ilk çizgi konkordato talebidir. Talep öncesinde doğmuş alacaklar, kanuni istisnalar saklı kalmak üzere, bağlayıcı hâle gelen konkordatonun kapsamına girer. Mühlet içinde komiserin izni olmadan doğan alacaklar da aynı hükümde anılır. Faturanın düzenlendiği gün, tek başına borcun doğum tarihini göstermez; sözleşme ve edimin hangi döneme ait olduğuna bakılır.
İmtiyazlı alacaklar, rehnin kıymetiyle karşılanan alacak ve kamu alacağı gibi kanunda ayrıca tutulan gruplar baştan ayrıştırılmalıdır. Bunların hukuki rejimi tek bir “mühlet borcu” başlığına sığmaz.
Komiser izni niçin belirleyicidir?
Mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçlar, krediler de dâhil olmak üzere, adi konkordatonun şartlarına tabi değildir. Kanun, malvarlığının terki suretiyle konkordatoda veya sonraki bir iflâsta bunları masa borcu olarak ele alır. Sürekli borç ilişkilerinde, borçlunun karşı edimin ifasını komiser izniyle kabul etmesi hâlinde karşı edim için de aynı kural öngörülür.
Burada izin ile sözleşmenin kendisini ve hangi edimleri kapsadığını belgelemek gerekir. Genel bir yazışmayı bütün dönemler ve bütün tutarlar için izin saymak güvenli değildir. Mahkemenin borçlunun işlemleri üzerindeki özel sınırlamaları da ayrıca okunmalıdır.
Nakit akışı hesabındaki karşılığı
Yeni tedarik, ücret, kira ve enerji giderleri ödenmeden faaliyet kârı varsayımı kağıt üzerinde kalır. Öte yandan her yeni faturayı konkordato projesinin taksitlerine yaymak da kanunun izinli borçlara tanıdığı konumu göz ardı eder. Projede eski borç ödemeleriyle faaliyetin cari giderleri ayrı satırlarda gösterilmeli; ödeme tarihleri aylık nakit girişleriyle karşılaştırılmalıdır.
Bir alacak için sınıflandırma yapılırken şu dört belge çoğu kez başlangıç noktasıdır: sözleşme, ifa veya teslim kaydı, komiser izni ve varsa mahkemenin işlem sınırlarını gösteren kararı. Alacağın doğduğu anla ödeme vadesi aynı kavram değildir.
Dosyada sorulacak kısa sorular
- Edim konkordato talebinden önce mi, mühlet içinde mi yerine getirildi?
- Komiser izni hangi işlem, tutar ve dönem için verildi?
- Sürekli sözleşmede karşı edimin kabulü ayrıca belgelendi mi?
- Yeni borcun ödeme takvimi faaliyet nakdiyle gerçekten karşılanıyor mu?
Kaynaklar
Metin, yayın tarihi itibarıyla aşağıdaki kanun ve resmî metinlere dayanmaktadır. Somut uyuşmazlıkta güncel mevzuat ve dosya belgeleri ayrıca incelenmelidir.
İcra ve İflas Kanunu, m. 297 ve 308/c – Adalet Bakanlığı ↗7101 sayılı Kanun görüşmeleri ve m. 308/c metni – TBMM ↗Bu yayın bilimsel ve mesleki bilgilendirme amacı taşır. Somut bir uyuşmazlık hakkında hukuki görüş veya sonuç garantisi oluşturmaz.
