Konkordato talebinde bulunan bir şirkete ödeme borcu olan kişi, aynı şirketten alacaklı olduğunu söyleyerek iki tutarı mahsup etmek isteyebilir. İlk bakışta hesap basittir. Hukuken ise alacakların ne zaman ve nasıl doğduğu belirleyicidir. Özellikle geçici mühlet ilanından sonraki devirler veya yeni borç ilişkileri, önceki alacaklarla aynı şekilde ele alınamaz.
Başlangıç noktası karar tarihi değil, ilan tarihidir
İİK m. 294, konkordato mühletinde takası aynı Kanun’un 200 ve 201. maddelerine bağlar. Bu maddelerin uygulanmasında esas alınacak tarih geçici mühlet kararının verildiği gün değil, geçici mühletin ilan edildiği gündür. Dosyada karar, ilan ve tebliğ tarihleri farklı olabilir. Takas incelemesinin zaman çizelgesi bu yüzden ilan belgesiyle kurulmalıdır.
Karşılıklı iki hesabın bulunması tek başına yetmez. Tarafların birbirine hangi sıfatla borçlu olduğu, alacakların kaynağı ve doğum zamanı, temlik varsa devir tarihi ve takasa ilişkin genel koşullar birlikte incelenir. Bir banka hesabındaki hareket veya muhasebe kaydı, alacağın hukuken hangi anda doğduğunu tek başına belirlemez.
Sonradan edinilen alacakla eski borç kapatılamayabilir
İİK m. 200, iflasta takasa imkân tanırken bazı durumları dışarıda bırakır. Konkordatoya yapılan atıfta ilan tarihi esas alındığından, şirkete borçlu kişinin bu tarihten sonra şirketin alacaklısı hâline gelmesi; yahut şirketin alacaklısının sonradan şirkete borçlu olması ayrıca incelenmelidir. İlandan sonra üçüncü kişiden alacak devralıp mevcut ödeme borcunu kapatma girişimi, bu sınırlamaların tipik olarak gündeme geldiği örnektir.
Alacağın daha önce kurulmuş bir sözleşmeden kaynaklanması ile ilan sonrası fiilen doğması aynı şey değildir. Cari hesap, avans, karşılıklı tedarik ve sürekli sözleşmelerde her kalemin hukuki sebebi ve doğum anı ayrı gösterilmelidir. Sadece faturanın tarihine bakmak da yeterli olmayabilir; teslim, hizmetin ifası ve sözleşme hükümleriyle karşılaştırma gerekir.
Takas beyanı alacaklı listesinin yerine geçmez
İİK m. 201, borçlunun aciz hâlinin bilinmesine rağmen takas yoluyla masa aleyhine menfaat sağlamak amacıyla alacak yaratılması hâlinde takasa mahkemede itiraz edilebilmesini düzenler. Konkordatoda bu hükmün uygulanması, işlemin gerçek ekonomik ve hukuki sebebinin araştırılmasını gerektirir. Her geç tarihli işlem kendiliğinden kötü niyetli sayılmaz; buna karşılık görünürdeki tarih de tek başına işlemi korumaz.
Takas iddiası ile konkordato dosyasındaki alacak bildirimi ve şirket kayıtları birbirine uyumlu olmalıdır. Taraflardan biri yalnız net bakiyeyi, diğeri brüt alacağı gösterirse oy ve ödeme hesabı da tartışmalı hâle gelir. Önce her iki alacağın ayrı ayrı dayanağı ve tutarı belirlenmeli, sonra hangi kısmın hukuken takasa elverişli olduğu değerlendirilmelidir.
Dosyada kontrol edilecekler
- Geçici mühlet kararının ve ilanının tarihleri
- Her iki alacağın sözleşmesi, ifa belgeleri ve doğum zamanı
- Temlik veya cari hesap varsa ilgili kayıtların tarihleri
- Takas beyanı, karşı tarafa ulaşma kaydı ve alacak bildirimi
- Brüt alacaklar ile ileri sürülen net bakiyenin ayrı hesaplanması
Kaynaklar
Metin, yayın tarihi itibarıyla aşağıdaki kanun ve resmî metinlere dayanmaktadır. Somut uyuşmazlıkta güncel mevzuat ve dosya belgeleri ayrıca incelenmelidir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 200, 201 ve 294 – Adalet Bakanlığı ↗7101 sayılı Kanun, m. 22: İİK m. 294 değişikliği – TBMM ↗Bu yayın bilimsel ve mesleki bilgilendirme amacı taşır. Somut bir uyuşmazlık hakkında hukuki görüş veya sonuç garantisi oluşturmaz.
