Konkordato borçlusundan her zaman para istenmez. Bedeli önceden ödenmiş bir makinenin teslimi, bir imalatın tamamlanması veya sözleşmeyle üstlenilmiş bir işin yapılması da talebin konusu olabilir. Alacaklının ihtiyacı malı ya da hizmeti elde etmektir; konkordato hesabı ise alacakların para üzerinden karşılaştırılmasını gerektirir. İcra ve İflas Kanunu bu iki ihtiyacı birlikte gözeten bir düzenleme içerir. Bildirilecek tutar ile borçlunun edimini fiilen yerine getirmesi ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Önce talebin konusu, sonra parasal karşılığı belirlenir

İİK m. 294/7 uyarınca konusu para olmayan alacaklar, alacaklı tarafından eşit değerde para alacağına çevrilerek komisere bildirilir. Buradaki işlem, farklı nitelikteki taleplerin konkordato içinde değerlendirilebilmesini sağlar. Alacaklı yalnızca sözleşmeyi gönderip teslim beklediğini belirtmekle yetinmemeli; hangi edimi talep ettiğini, edimin kapsamını ve ona karşılık hesapladığı para tutarını da açıklamalıdır. İİK m. 288 nedeniyle bu düzenlemenin etkileri geçici mühlet bakımından da dikkate alınır.

Mal teslimi istemi ile mal bedelinin iadesi istemi aynı hukuki talep değildir. Sözleşmenin sona ermesi üzerine bedelin geri verilmesi isteniyorsa, zaten para alacağı söz konusu olabilir. Buna karşılık sözleşme ayaktaysa ve talep belirli özelliklerdeki ürünün teslimine yöneliyorsa, para dışındaki edim incelenir. Ön ödeme yapılmış olması bu ayrımı tek başına çözmez. Sözleşme, tarafların bildirimleri ve varsa daha önce kullanılan seçimlik haklar birlikte okunmalıdır.

İş veya hizmet görülmesine yönelik talepte de kimin neyi yerine getireceği açıkça gösterilmelidir. Burada hizmeti sunmuş kişinin ücret alacağı ile henüz sunulmamış hizmetin yerine getirilmesini isteme hakkı birbirinden farklıdır. İlki para borcu, ikincisi ise koşullarına göre para dışındaki bir edimdir. Bildirimde bu farkın kaybolması, hem tutarın hesabını hem de borçlunun karşı çıkacağı noktaları belirsiz bırakır.

Parasal karşılığın dayanağı açıklanabilir olmalıdır. Sözleşmedeki miktar, teknik özellikler, tamamlanan bölüm, teslim edilen mallar ve kalan iş belirlenmeden yalnız toplam sözleşme bedeline bakılması yeterli değildir. Değerleme tarihi ve yöntemi de görünür kılınmalıdır. Kanunun bu fıkrası bütün edimler için tek bir fiyat listesi veya ayrıntılı değerleme yöntemi öngörmez; seçilen hesabın somut edimle ilişkisi kurulmalı, tartışmalı noktalar kesin kural gibi sunulmamalıdır.

Aynen ifa için borçlunun üstlenmesi ve komiserin onayı gerekir

Aynı fıkranın ikinci cümlesi, borçlunun komiserin onayıyla taahhüdünü aynen yerine getirmeyi üstlenmesine izin verir. Böylece konkordato süreci, her mal teslimi veya iş görme borcunun mutlaka nakit ödemeye dönüşmesi anlamına gelmez. Ancak alacaklının teslimi tercih etmesi tek başına yeterli değildir. Borçlunun bu yolu üstlenmesi ve komiserin onayı dosyada ortaya konulmalıdır.

Onayın kapsamı özellikle kısmen tamamlanmış işlerde önem taşır. Hangi ürünün, hangi miktarda ve hangi tarihte teslim edileceği; montaj, test veya kabul gibi yükümlülüklerin üstlenmeye dahil olup olmadığı açıklığa kavuşturulmalıdır. Bir görüşmede işletmenin üretime devam edeceğinin söylenmesi, belirli bir alacağın aynen ifasının onaylandığını tek başına göstermez. Yazılı kayıt, kararın kapsamını ve sonradan yerine getirilip getirilmediğini izlemeyi kolaylaştırır.

Komiserin değerlendirmesinde ifanın işletme üzerindeki yükü de görünür olmalıdır. Eldeki stokla tamamlanabilecek bir teslim ile yeni hammadde, işçilik ve dış finansman gerektiren üretim aynı nakit ihtiyacını doğurmaz. Borçlunun kalan edimi hangi kaynakla yerine getireceğini açıklaması bu nedenle önemlidir. Bu açıklamalar kanunda sayılmış bağımsız tasdik şartları değil, onay değerlendirmesini somutlaştıran veriler olarak ele alınmalıdır.

İİK m. 294/7’deki onay, her işlem için gereken bütün izinlerin yerine geçmez. Aynen ifa kapsamında taşınmaz devri veya İİK m. 297’de özel izne bağlanmış başka bir tasarruf yapılacaksa, o işlemin kendi koşulları ayrıca incelenir. Ayrıca eski bir edimin aynen ifasının üstlenilmesi ile mühlet içinde komiser izniyle yeni borç kurulması aynı hukuki olay değildir. Yeni borçlara ilişkin sonuçlar, yalnız onay sözcüğünden hareketle eski alacağa taşınmamalıdır.

Bildirim, değer itirazı ve fiilî teslim aynı dosyada izlenmelidir

Örneğin bedeli önceden ödenmiş on makinenin dördünün teslim edildiği varsayılsın. Önce kalan altı makineye ilişkin yükümlülük ile teslim edilmiş makinelerden kaynaklanan ayrı bir ayıp veya eksiklik iddiası ayrıştırılmalıdır. Bütün sözleşme tutarının yeniden alacak yazılması mükerrer hesaba yol açabilir. Öte yandan kalan edimin değeri belirlenirken yalnız ilk ödemenin nominal tutarına dayanılması da somut ilişkiyi doğru yansıtmayabilir.

Alacaklının bildirdiği değer, sırf bildirilmiş olmasıyla kesinleşmez. İİK m. 300 uyarınca borçlunun açıklaması alınır ve komiser defterlerle belgeleri inceler. Tutar üzerinde çekişme varsa, İİK m. 302 çerçevesindeki oylamaya katılma hesabı ile alacağın esası hakkındaki yargılama ayrımı korunmalıdır. Toplantıda belirli bir tutarın hesaba alınması, uyuşmazlığın maddi hukuk bakımından kesin olarak çözüldüğü anlamına gelmez.

Borçlunun aynen ifa önerisini değerlendirmekte olması, alacak bildirimi süresinin kendiliğinden uzadığı düşüncesine yol açmamalıdır. Bildirimde asıl talep, hesaplanan parasal karşılık ve aynen ifa görüşmelerinin durumu birlikte açıklanabilir. Daha sonra teslim veya işin tamamlanması gerçekleşirse, komiserliğe sunulan kaydın buna uygun biçimde güncellenmesi gerekir. Aynı edim için hem tam parasal alacak hem de gerçekleşmiş teslim hesaba katılmamalıdır.

Aynen ifanın üstlenilmesine rağmen teslimin yapılmaması hâlinde ise yalnız önceki bildirim tutarına dönülerek her sorunun çözüldüğü kabul edilemez. Üstlenmenin kapsamı, komiser onayı, gerçekleşen kısmi ifa ve sözleşmeden doğan haklar yeniden değerlendirilmelidir. Dosyanın sağlıklı yürütülmesi, alacak listesinin yanında teslim ve kabul kayıtlarının da güncel tutulmasına bağlıdır.

Bildirimden önce beş kontrol

  • Talep edilen edim: Mal teslimi, işin yapılması veya doğmuş bir para iadesi alacağı mı?
  • Sözleşme, teknik ekler, ödeme belgeleri ve gerçekleşmiş kısmi ifanın dökümü
  • Parasal karşılığın hesabı, değerleme tarihi ve kullanılan belgeler
  • Borçlunun aynen ifa üstlenmesi, komiser onayı ve gerekiyorsa ayrı mahkeme izni
  • Alacak bildirimi, itirazlar, teslim tutanakları ve mükerrer hesabı önleyen güncellemeler

Kaynaklar

Metin, yayın tarihi itibarıyla aşağıdaki kanun ve resmî metinlere dayanmaktadır. Somut uyuşmazlıkta güncel mevzuat ve dosya belgeleri ayrıca incelenmelidir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 288, 294/7, 297, 299, 300 ve 302 – Adalet Bakanlığı güncel metni ↗7101 sayılı Kanun, m. 16, 22 ve 27–30: Mühlet, para dışındaki alacaklar ve alacak incelemesi – TBMM kabul metni ↗