Komiserin ilanını geç öğrenen bir alacaklının ilk sorusu çoğu zaman şudur: “Artık alacağımı isteyemeyecek miyim?” İİK m. 299’un öngördüğü sonuç, bildirilmeyen alacağın kendiliğinden silinmesi değildir. Ancak bu, süreyi kaçırmanın önemsiz olduğu anlamına gelmez. Müzakerelere katılma, oy kullanma ve borçludan hangi ödeme koşullarıyla talepte bulunulabileceği ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Önce hangi ilanın ve hangi sürenin söz konusu olduğunu belirlemek gerekir

Konkordato dosyasında geçici mühlet kararı, alacak bildirimine davet, alacaklılar toplantısı ve tasdik kararı için farklı ilanlar yapılır. Alacak bildiriminin on beş günlük süresi, komiserin İİK m. 299 kapsamında yaptığı davet ilanına bağlıdır. Geçici mühletin ilanını görmek, alacak bildirimine ilişkin ilanın da yapılmış olduğu anlamına gelmez. Aynı dosyaya ait ilanların başlıkları ve tarihleri bu nedenle birlikte incelenmelidir.

Adresi bilinen alacaklılara davet ilanının bir örneği ayrıca posta ile gönderilir. Bununla birlikte kanun, bildirim süresinin başlangıcını ilan tarihine bağlar. Posta evrakının daha sonra ulaşmasını kendiliğinden yeni bir on beş günlük süre başlatan olay gibi değerlendirmek güvenli değildir. İlan veya bildirim usulünde eksiklik bulunduğu düşünülüyorsa bunun dosyadaki etkisi ayrıca ele alınmalıdır.

Süre dolmuş görünüyorsa ilk iş, komiserliğe daha önce yapılan bir bildirimin bulunup bulunmadığını kontrol etmektir. Gönderilen dilekçe, ekleri ve teslim kaydı birlikte aranmalıdır. Borçlu şirketle yapılan hesap mutabakatı ile komiserliğe alacak bildirimi aynı işlem değildir. Alacağın şirket muhasebesince bilindiğini göstermek, bildirimin hangi gün ve hangi içerikle komiserliğe ulaştığı sorusunu tek başına cevaplamaz.

Bilançoda kayıtlı alacak ile kayıtsız alacak aynı durumda değildir

İİK m. 299, alacağını bildirmeyen alacaklının, alacağı bilançoda kayıtlı olmadıkça konkordato projesinin müzakerelerine kabul edilmeyeceğini düzenler. Böylece bilançoda kayıtlı alacaklar bakımından bir istisna getirir. Geç bildirimle karşılaşan alacaklı için araştırılacak temel mesele, borçlunun kayıtlarında hangi alacağın ve hangi tutarın yer aldığıdır. Alacaklının kendi defterindeki bakiye ile borçlunun bilanço ve yardımcı hesap kayıtları birbirine karıştırılmamalıdır.

Örneğin alacaklı kendi hesabında daha yüksek bir bakiye görürken borçlunun kayıtlarında daha düşük bir tutar bulunabilir. Böyle bir durumda bilanço istisnasından hareketle ileri sürülen tutarın tamamının oylamaya gireceği söylenemez. Kayıt kapsamı, farkın sebebi ve bildirimin zamanı açıklanmalıdır. Ödeme, iade, mahsup veya faizden doğan farklar, dayanak belgelerle kalem kalem gösterilmelidir.

Kayıtlı olmak da alacağın esasını kesin hükümle çözmez. İİK m. 300 uyarınca borçlunun açıklaması alınır ve komiser defterlerle belgeleri inceler. Çekişmeli alacağın çoğunluk hesabına katılıp katılmayacağı ve hangi tutarla katılacağı ise m. 302 çerçevesinde mahkemenin değerlendirmesine tabidir. Bu aşamadaki karar, alacağın esası hakkında daha sonra verilecek hükmün yerine geçmez.

Alacak devam edebilir; ödeme talebi yine projeye tabi olabilir

Müzakerelere katılamamak ile alacak hakkının sona ermesi farklı sonuçlardır. İİK m. 299’daki yaptırım, süresinde bildirimde bulunmayan ve bilanço istisnasından yararlanamayan alacaklının sürece katılımına ilişkindir. Maddede, yalnız bu nedenle alacağın ortadan kalkacağını söyleyen bir hüküm bulunmaz. Buna karşılık alacağın ispatı, zamanaşımı ve varsa diğer süreler kendi kurallarına göre önemini korur.

İİK m. 308/c, bağlayıcı hâle gelen konkordatonun kapsamını belirler. Kanundaki istisnalar dışında, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmadan mühlet içinde doğan alacaklar konkordato koşullarına tabidir. Bu nedenle alacak bildirmemiş olmak, borçludan proje dışındaki eski vade ve tutarla ödeme isteme serbestisi sağlamaz. Alacağın niteliği ile tasdik edilen projenin hükümleri birlikte okunmalıdır.

Süre kaçırılmışsa yine de alacağın belgelerle komiserliğe sunulması, bilanço kaydının sorulması ve talebin dosyadaki durumunun açıklığa kavuşturulması yararlıdır. Geç sunumun her durumda oy hakkını geri getireceği varsayılmamalıdır. Çekişmeli alacak varsa tasdik sonrasındaki özel dava ve pay ayırma hükümleri de ayrıca değerlendirilir. Dosya hangi aşamadaysa atılacak adım o aşamaya göre seçilmelidir.

Süre kaçırıldığında incelenecek belgeler

  • Alacak bildirimine davet ilanının tam metni, yayın tarihi ve dosya numarası
  • Varsa önceki bildirim dilekçesi, ekleri ve komiserliğe teslim kaydı
  • Borçlunun bilançosu, ilgili yardımcı hesap dökümü ve mutabakat belgeleri
  • Sözleşme, fatura, teslim belgesi, ödeme ve mahsup kayıtları
  • Komiserin alacak değerlendirmesi, mahkeme kararları ve varsa tasdik edilen proje

Kaynaklar

Metin, yayın tarihi itibarıyla aşağıdaki kanun ve resmî metinlere dayanmaktadır. Somut uyuşmazlıkta güncel mevzuat ve dosya belgeleri ayrıca incelenmelidir.

7101 sayılı Kanun, m. 27–30 ve 37 ile düzenlenen İİK m. 299–302 ve 308/c – TBMM ↗2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu – Adalet Bakanlığı mevzuat kaydı ↗