Konkordatonun tasdik edildiği gün tapuda veya banka hesabında haciz görünmeye devam edebilir. Bu kayıt her zaman haczin hukuken geçerli kaldığını göstermez; fakat tasdik kararı da bütün hacizleri ayrım gözetmeden kaldırmaz. Önce konkordatonun hangi tarihte bağlayıcı hâle geldiği, ardından haczin dayandığı alacağın niteliği ve takibin geldiği aşama belirlenmelidir. İcra dosyasına sunulacak talebin kapsamını bu üç inceleme oluşturur.

Mühlet sırasında takibin durması ile haczin düşmesi farklı sonuçlardır

İİK m. 294, mühlet döneminde takiplerin durmasına ve yeni takip yapılamamasına ilişkin temel korumayı düzenler. Kanundaki istisnalar saklıdır. Bu koruma, daha önce konulmuş bütün hacizlerin mühlet kararı verildiği anda ortadan kalktığı anlamına gelmez. Takibin ilerleyememesi ile haczin hukuki varlığını yitirmesi birbirinden ayrılmalıdır. Geçici mühlet kararı tek başına m. 308/ç sonucunu doğurmaz.

İİK m. 308/ç, konkordatonun taraflar için bağlayıcı hâle gelmesine ayrı bir sonuç bağlar. Geçici mühlet kararından önce başlatılmış takiplerde konulan ve henüz paraya çevrilmemiş hacizler, maddede belirtilen kapsamda hükümden düşer. İncelemede takip başlangıcı, haciz ve paraya çevirme aşaması birlikte kontrol edilmelidir. Yalnız güncel tapu kaydında haciz tarihini görmek, bütün koşulları ortaya koymaya yetmez.

Bağlayıcılığın başlangıcı için m. 308/c okunmalıdır. Kural, konkordatonun tasdik kararıyla bağlayıcı olmasıdır. Ancak tasdik edilen projede bu sonucun kararın kesinleşmesine bırakılması mümkündür. Böyle bir düzenleme varsa, kanuni istisnalar saklı kalmak üzere mühletin etkileri bağlayıcılık tarihine kadar devam eder. Bu yüzden her dosyada mutlaka kesinleşme bekleneceğini söylemek de tasdik tarihiyle bütün hacizlerin düşeceğini kabul etmek de doğru olmaz.

Kararın hüküm fıkrası ve onaylanan proje bu konuda birlikte incelenmelidir. İlk taksidin ödeme günü, tasdik tarihi ve bağlayıcılık tarihi aynı olmak zorunda değildir. Sırf ilk ödeme ileri bir tarihe bırakılmış diye haczin o tarihe kadar devam ettiği sonucuna varılamaz. Tersine, projede kesinleşme şartı bulunuyorsa yalnız ödeme planının kabul edilmiş olmasıyla haczin hükümden düştüğü ileri sürülemez.

Alacağın niteliği ve satışın aşaması sonucu değiştirebilir

Hacizlerin düşmesine ilişkin kuralın açık bir istisnası vardır. İİK m. 308/ç ikinci fıkra, m. 308/c üçüncü fıkra kapsamındaki alacaklar için konulan hacizleri dışarıda bırakır. Bunlar m. 206’nın birinci sırasında yer alan imtiyazlı alacaklar, rehinli alacakların rehin kıymetiyle karşılanan bölümü ve 6183 sayılı Kanun kapsamındaki kamu alacaklarıdır. İstisnayı uygularken alacaklının adına değil, alacağın hukuki niteliğine bakılır.

Özellikle kamu alacaklarında mühlet ile tasdik sonrası birbirine karıştırılabilir. Mühlet dönemindeki takip yasağının 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipleri de kapsaması, kamu haczinin tasdikten sonra m. 308/ç uyarınca kendiliğinden düşeceği anlamına gelmez. Takibin durması konusunda geçerli olan koruma ile haczin düşmesine ilişkin istisna farklı hükümlerdir. Vergi veya başka bir kamu alacağı için konulan kayıt, bu ayrım yapılmadan kaldırılacak hacizler listesine alınmamalıdır.

Rehin ile haciz de aynı hukuki güvence değildir. Bir mal üzerinde ipotek bulunması hâlinde, haczin düşmesine ilişkin madde tek başına ipoteğin silinmesini sağlamaz. Rehinle karşılanan alacak bölümü, varsa teminatsız kalan tutar ve bunların bağlı olduğu takipler ayrı incelenmelidir. Aynı taşınmazda farklı alacaklılara ait birden çok kayıt bulunması, her kayıt için ayrı hukuki değerlendirme yapılmasını gerektirir.

Henüz paraya çevrilmemiş olma koşulu da dosyadan doğrulanmalıdır. Malın satılmış olması, satış bedelinin dosyaya girmesi veya paranın alacaklıya ödenmesi aynı aşama değildir. Özellikle haczedilen banka parası ya da üçüncü kişideki alacak söz konusuysa, paranın nerede bulunduğu ve hangi işlemlerden geçtiği açıklığa kavuşturulmalıdır. Burada yalnız sicilde görünen kayıt üzerinden kesin sonuca gidilemez. Satılmış malın bedeli bakımından da m. 308/ç tek başına ve mekanik biçimde uygulanmamalı; İİK m. 294/5 ve 186 ile dosyanın dağıtım aşaması ayrıca incelenmelidir.

Hukuki sonucun sicile ve icra dosyasına yansıtılması gerekir

Kanundaki koşullar gerçekleştiğinde haczin hükümden düşmesi ile bu sonucun tapu, banka veya araç kaydına işlenmesi farklı aşamalardır. Kayıt üzerinde haciz görünmesi nedeniyle işlem yapılamıyorsa, ilgili icra dosyasına tasdik kararı ve bağlayıcılığı gösteren belgelerle başvurulması gerekir. Kesinleşmenin önem taşıdığı dosyada kesinleşme bilgisi de sunulmalıdır. Başvuruda hangi mal veya hesap üzerindeki hangi haczin kaldırılmasının istendiği açık olmalıdır.

Birden fazla icra dosyası bulunuyorsa toplu ve soyut bir talep yerine dosya bazında kontrol yapılması yararlıdır. Takip numarası, alacaklı, alacak türü, takip başlangıcı, haciz kaydı ve satış durumu kısa bir listede toplanabilir. Bu çalışma hem istisna kapsamındaki hacizlerin yanlışlıkla talebe dahil edilmesini önler hem de kaldırma yazılarının hangi kuruma gönderileceğini gösterir. Aynı maldaki kayıtların birinin kalkması, diğerlerinin de kalktığı anlamına gelmez.

İcra müdürlüğü talebi reddeder veya eksik uygularsa, işlemin niteliğine göre şikâyet yolu ve süresi değerlendirilmelidir. Tasdik kararının varlığı, takip dosyasındaki her sonraki uyuşmazlığı konkordato mahkemesinin önüne taşımaz. Başvurulacak merci belirlenirken itirazın icra işleminin uygulanmasına mı yoksa tasdik kararının kapsamına ilişkin başka bir soruna mı yöneldiği açıklanmalıdır. Ret veya işlem belgesinin tarihi ile öğrenme kaydı ayrıca tutulmalıdır.

Haczin düşmesi, alacaklının alacağının her durumda tamamen sona ermesi demek değildir. Konkordato kapsamındaki ödeme hakkı, tasdik edilen projenin koşullarına göre devam eder. Borçlunun da haciz kaydının kaldırılmasını, ödeme planından bağımsız bir serbestleşme olarak görmemesi gerekir. Projenin yerine getirilmesi ve varsa tasdik kararındaki gözetim tedbirleri ayrı yükümlülükler olarak sürer.

Haczin kaldırılması talebinden önce beş kontrol

  • Tasdik kararı ve proje: Bağlayıcılık tasdike mi, kesinleşmeye mi bağlanmış?
  • Geçici mühlet kararı, takip başlangıcı ve her haciz kaydının tarihi
  • Alacağın konkordatoya tabi olup olmadığı ve m. 308/c üçüncü fıkra istisnaları
  • Malın, banka parasının veya alacağın satış, tahsil ve dağıtım durumu
  • İlgili icra dosyası, sicil veya banka bilgileri; kaldırma talebi ve verilen karar

Kaynaklar

Metin, yayın tarihi itibarıyla aşağıdaki kanun ve resmî metinlere dayanmaktadır. Somut uyuşmazlıkta güncel mevzuat ve dosya belgeleri ayrıca incelenmelidir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 186, 206, 288, 294, 308/c ve 308/ç – Adalet Bakanlığı ↗7101 sayılı Kanun, m. 16, 22 ve 37: Bağlayıcılık ve sonuçlanmayan takiplere etki – TBMM kabul metni ↗