Konkordato başvurusunun kaderi çoğu zaman yalnızca ön projenin vaatlerine değil, bu vaatleri destekleyen belgelerin birbiriyle tutarlı olup olmadığına bağlıdır. Başvuru dosyası, şirketin mevcut durumunu ve teklifin uygulanabilirliğini aynı anda gösterebilmelidir.

Belgeler neden bir bütün olarak değerlendirilir?

İcra ve İflas Kanunu’nun 285 ve devamı maddelerinde düzenlenen konkordato, borçlunun mali durumunu belirli bir plan içinde yeniden yapılandırmasını amaçlar. Mahkemenin ilk incelemesinde, talep sahibinin yalnızca ödeme güçlüğü içinde olup olmadığına değil, sunduğu teklifin denetlenebilir bir veri temeline dayanıp dayanmadığına da bakılır.

Bu nedenle ön proje, bilanço, gelir tablosu, nakit akış tahminleri, alacaklı listesi ve denetim raporu birbirinden bağımsız evraklar değildir. Bir belgedeki tutarın diğerindeki veriyle açıklanamaması, projenin güvenilirliğine ilişkin soru doğurabilir.

Ön projenin işlevi

Ön proje; borçların hangi vadede, hangi kaynakla ve hangi oranda ödenmesinin öngörüldüğünü ortaya koyar. Teklifin yalnızca sonuç kısmını değil, faaliyetlerin nasıl sürdürüleceğini, gelir yaratma varsayımlarını ve kaynakların zamanlamasını da açıklaması gerekir.

Projenin hukuki dili ile mali tabloların dili aynı gerçeği anlatmalıdır. Satılması öngörülen bir varlık üzerindeki rehin, üretim için zorunlu makinenin elden çıkarılması veya tahsili belirsiz bir alacağın kesin kaynak gibi gösterilmesi ayrıca değerlendirilmelidir.

Mali tablolar ve karşılaştırmalı veriler

Başvuru anındaki mali durum, yalnızca bilanço toplamlarından ibaret değildir. Varlıkların gerçekçi değeri, borçların vade ve teminat yapısı, ticari alacakların tahsil kabiliyeti ile faaliyet giderlerinin sürdürülebilirliği birlikte incelenir.

Kanunun aradığı karşılaştırmalı tablo, alacaklıların konkordato teklifinde elde etmesi beklenen tutarla muhtemel iflas hâlindeki tahsilatı karşılaştırmayı amaçlar. Bu karşılaştırma, teklifin alacaklı bakımından neden rasyonel olduğunu görünür kılar.

Alacaklı listesi ve teminatların doğru sınıflandırılması

Alacaklıların adı, alacak miktarı, vadesi ve varsa imtiyaz veya teminat bilgisi doğru sınıflandırılmalıdır. Rehinle karşılanan kısım ile açıkta kalan kısmın ayrılması, hem nisap hem de ödeme planı bakımından önem taşır.

Grup şirketleri, ortaklar, ilişkili kişiler ve şarta bağlı alacaklar ayrıca açıklanmalıdır. Muhasebe kayıtlarındaki bir bakiyenin hukuki sebebi veya teminat yapısı anlaşılmıyorsa, başvuru öncesinde bu belirsizlik giderilmelidir.

Başvuru öncesi son kontrol

  • Ön projedeki ödeme takvimi ile nakit akışının uyumu
  • Varlık değerlerinin dayanak belgeleri
  • Alacaklı listesi ile mizan ve sözleşmelerin karşılaştırılması
  • Rehin, ipotek, haciz ve kefaletlerin ayrı gösterilmesi
  • Faaliyet giderleri ile yeni borçların ödeme planı
  • Bağımsız denetim raporunun kapsadığı dönem ve veriler

Hukuki dayanak ve kapsam

Çalışma, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun konkordatoya ilişkin hükümleri ile ilgili ikincil düzenlemeler esas alınarak hazırlanmıştır. Mevzuat ve içtihat değişiklikleri ayrıca kontrol edilmelidir.

Mevzuat Bilgi Sistemi ↗