Bir alacak dosyasında anapara değişmediği hâlde faiz hesabı neden yenilenmek zorunda kalabilir? 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren düzenleme, kanuni faizi sabit oran esasından çıkarıp Merkez Bankasının reeskont oranına bağladı. Bunun uygulamadaki karşılığı, yalnız hesaplama programına yeni bir yüzde girmek değildir. Önce hangi faiz türünün talep edilebileceği, ardından faiz başlangıcı ve hesap dönemleri belirlenmelidir. Özellikle eski tarihte başlamış takiplerde bütün döneme bugünkü oranı uygulamak da eski oranı süresiz sürdürmek de hatalı sonuç doğurabilir.
Yeni kural: Reeskont oranının yüzde sekseni ve yıl ortası kontrolü
7589 sayılı Kanunun 10. maddesi, 3095 sayılı Kanunun 1. maddesini değiştirdi. Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu uyarınca faiz ödenmesi gereken, ancak faiz miktarının sözleşmeyle belirlenmediği durumlarda yıllık kanuni faiz; TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni esas alınarak belirlenir. Bu düzenleme, 7589 sayılı Kanunun 26/1-c maddesi uyarınca 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe girdi.
Kontrol yalnız yılbaşında yapılmaz. 30 Haziran günündeki reeskont oranı, önceki 31 Aralık oranından en az beş puan farklıysa yılın ikinci yarısında 30 Haziran oranının yüzde sekseni uygulanır. Buradaki ölçüt yüzde beşlik göreli değişim değil, beş yüzde puanlık farktır. Örneğin yüzde 40’tan yüzde 35’e iniş, bu eşiği karşılar; yüzde 40’tan yüzde 38’e iniş karşılamaz. Azalma da artış da karşılaştırmaya dahildir.
TCMB’nin yayımladığı tarihsel tabloda 20 Aralık 2025’ten itibaren reeskont oranı yüzde 38,75’tir. Yayın tarihi itibarıyla tabloda 30 Haziran 2026 bakımından farklı bir oran bulunmadığından, yeni yöntemin 2026 için verdiği yıllık kanuni faiz yüzde 31’dir: 38,75 × 0,80 = 31. Bu sonuç kanuni faiz içindir; avans faizi sütunundaki yüzde 39,75 ile karıştırılmamalıdır. Sonraki yıllarda aynı yüzdeyi otomatik kullanmak yerine kanundaki tarihler yeniden kontrol edilmelidir.
Eski dosyada yeni oran: Faiz türü ile hesap dönemi ayrı sorulardır
Yeni düzenleme, tarafların geçerli bir sözleşmeyle kararlaştırdığı her faiz oranını kendiliğinden yüzde 31’e dönüştürmez. Önce sözleşme hükmü, alacağın hukuki niteliği ve uygulanabilecek özel faiz rejimi incelenir. Ticari temerrüt faizi, işçilik alacaklarına özgü faiz veya yabancı para alacağı gibi başlıklar yalnız “kanuni faiz değişti” denilerek aynı hesaba sokulamaz. Aynı dosyada farklı alacak kalemlerinin farklı faize tabi olması da mümkündür.
7589 sayılı Kanunda kanuni faize ilişkin değişiklik için özel bir geriye yürüme hükmü bulunmamaktadır. Bu nedenle yeni oranı 31 Temmuz 2026’dan önce işlemiş faize de uygulamak için sırf yeni kanunun çıkmış olması yeterli değildir. Değişikliğin devam eden kanuni faiz hesabına etkisi, yürürlükten sonraki dönem bakımından ele alınmalı; önceki dönem kendi oranıyla korunmalıdır. Somut dosyada hükmün ve takip talebinin kapsamı ayrıca değerlendirilmelidir.
Örneğin 15 Haziran 2026’dan itibaren kanuni faiz yürütülen bir alacakta, faiz başlangıcı ile 30 Temmuz arasındaki dönem ve 31 Temmuzdan sonraki dönem ayrı satırlarda gösterilebilir. Bu bir dönem ayırma örneğidir; her alacağın faizinin 15 Haziranda başladığı anlamına gelmez. Muacceliyet, temerrüt ihtarı, dava veya zarar tarihi arasından hangisinin esas alınacağı, alacağın dayanağına göre belirlenir.
Talep ve hesap cetveli nasıl hazırlanmalı?
Hesap cetvelinde anapara, faiz başlangıcı, her dönemin ilk ve son günü, yıllık oran, gün sayısı ve varsa ara ödeme ayrı gösterilmelidir. Böylece taraflar arasındaki uyuşmazlığın orandan mı, süreden mi, yoksa ödemelerin mahsubundan mı kaynaklandığı görülebilir. Bir toplam rakam sunmak, hesabın denetlenmesini güçleştirir; özellikle bilirkişi incelemesinde dönemlerin görünür olması önemlidir.
Dava ve takip talebinde yalnız bir yüzde yazılması ile kanuni faizin değişen oranlarıyla istenmesi aynı kapsam sorununu doğurmayabilir. Mevcut ilamda belirli bir oranın açıkça hükme bağlanmış olması hâlinde de hükmün kapsamı göz ardı edilmemelidir. Yeni düzenleme, talep sonucunun veya kesinleşmiş hükmün nasıl yorumlanacağı sorusunu tek başına çözmez.
Dosyada kısmi ödeme varsa önce ödemenin hangi kaleme ve hangi tarihte mahsup edileceği belirlenmeli, ardından kalan tutar üzerinden sonraki dönem hesaplanmalıdır. Faiz oranındaki artış, faiz üzerine kendiliğinden faiz yürütülmesine izin vermez. Tahsil görüşmelerinde de yalnız bugünkü bakiye değil, önerilen ödeme tarihine kadar işleyecek faizin hangi esasla hesaplanacağı açıkça gösterilmelidir.
Dosyada kontrol edilecekler
- Faiz şartını içeren sözleşme ile dava, takip talebi ve varsa ilamın hüküm fıkrası.
- Faizin başlangıcını gösteren ihtar, tebliğ, vade veya olay belgesi.
- 31 Temmuz 2026 öncesi ve sonrası dönemleri ayrı gösteren hesap cetveli.
- TCMB’nin ilgili 31 Aralık ve 30 Haziran tarihlerindeki reeskont oranları.
- Kısmi ödemelerin tarihleri ve mahsup hesabı; her alacak kaleminin tabi olduğu faiz türü.
Kaynaklar
Metin, yayın tarihi itibarıyla aşağıdaki kanun ve resmî metinlere dayanmaktadır. Somut uyuşmazlıkta güncel mevzuat ve dosya belgeleri ayrıca incelenmelidir.
7589 sayılı Kanun m. 10 ve 26; geçici m. 1 — Resmî Gazete, 31.07.2026, sayı 33326 ↗7589 sayılı Kanunun yayımlanan metni — LEXPERA üzerindeki mevzuat nüshası ↗TCMB — Reeskont ve Avans Faiz Oranları, tarihsel oran tablosu ↗Adalet Bakanlığı — 7589 sayılı Kanunun yayımlanmasına ilişkin duyuru ↗Bu yayın bilimsel ve mesleki bilgilendirme amacı taşır. Somut bir uyuşmazlık hakkında hukuki görüş veya sonuç garantisi oluşturmaz.
