İş sözleşmesi sona erdirilen işçi, feshin geçersiz olduğunu düşünüyorsa işe iade istemini kısa süreler içinde ileri sürmelidir. Bu süreçte yalnızca arabulucuya gidilmiş olması yeterli değildir. Başlangıç tarihi, başvurunun hangi işverenlere yöneltildiği ve anlaşmama tutanağından sonra davanın ne zaman açıldığı birlikte kontrol edilmelidir. Özellikle işçinin bir alt işverenin bordrosunda göründüğü dosyalarda tarafın eksik belirlenmesi, uyuşmazlığın esasına geçilmesini engelleyebilir.
Bir aylık süre fesih bildiriminin tebliğiyle başlar
4857 sayılı İş Kanunu m. 20 uyarınca işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya sebebin geçerli olmadığı iddiasıyla, bildirimin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurmalıdır. Sürenin hesabında işyerinden fiilen ayrılma günü ile yazılı bildirimin tebliği birbirine karıştırılmamalıdır. Bildirimin hangi gün ve hangi içerikle ulaştığını gösteren kayıt, başvurunun zamanında yapılıp yapılmadığını belirler.
Bu usul her fesihte otomatik olarak işe iade hakkı doğurduğu anlamına gelmez. İş güvencesi koşulları, sözleşmenin niteliği, işyerinin ve işçinin durumu ile ileri sürülen fesih sebebi ayrıca incelenir. İşverenin yazılı fesih bildirimi ve gerekçe yükümlülüğü de 4857 sayılı Kanun m. 19 kapsamında değerlendirilir. Süreyi korumak için yapılacak başvuru ile feshin esası hakkındaki değerlendirme ayrı aşamalardır.
Arabuluculukta doğru taraflar yer almalı
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3, işe iade davasında arabulucuya başvuruyu dava şartı sayar. Asıl işveren–alt işveren ilişkisi mevcutsa aynı maddenin 15. fıkrası, anlaşma için işverenlerin görüşmelere birlikte katılmasını ve iradelerinin uyuşmasını arar. Bu nedenle işçinin bordrosunda yalnız alt işveren adının bulunması, çalışma ilişkisinin diğer tarafını incelemeyi gereksiz kılmaz.
Yargıtay’ın bölge adliye mahkemesi kararları arasındaki uyuşmazlığı gideren 13 Ekim 2021 tarihli kararında, asıl ve alt işveren ilişkisi bulunan işe iade taleplerinde arabuluculuk başvurusunun her iki işverene birlikte yöneltilmesi gerektiği belirtilmiştir. Sadece biriyle yürütülen görüşmeden sonra ikisine karşı dava açılması, bu kararın ele aldığı durumda dava şartı eksikliğine yol açar. Bununla birlikte her hizmet alımı ilişkisi kendiliğinden geçerli bir asıl–alt işveren ilişkisi değildir; sözleşmeler ve fiilî çalışma düzeni incelenmelidir.
Başvuru hazırlanırken ticaret unvanları, işyeri kayıtları, hizmet alım sözleşmesi ve işçinin fiilen kimin iş organizasyonunda çalıştığı karşılaştırılmalıdır. Arabuluculuk tutanağındaki taraflarla dava dilekçesindeki taraflar arasında fark varsa, bunu dava açıldıktan sonra düzeltmenin her durumda mümkün olacağı varsayılmamalıdır.
Anlaşma olmazsa ikinci süre başlar
Arabuluculuk sonunda anlaşma sağlanamazsa, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir. Bir aylık arabuluculuk başvuru süresi ile iki haftalık dava süresi farklı başlangıçlara bağlıdır. Görüşmelerin yapıldığı gün ya da tarafların sözlü olarak anlaşamayacaklarını ifade ettiği tarih yerine son tutanağın tarihi esas alınmalıdır.
Son tutanak dava dilekçesine eklenmeli; başvuru kaydı, taraf bilgileri ve fesih bildirimiyle birlikte saklanmalıdır. Doğrudan dava açılması nedeniyle usulden ret hâlinde kanunun öngördüğü özel yeniden başvuru imkânı vardır; bunun koşulları ve tebliğ tarihi ayrıca incelenir. Bu istisna, olağan bir aylık başvuru süresinin izlenmesini gereksiz kılmaz.
Taraflar arabuluculukta işçinin işe başlatılması konusunda anlaşırsa, işe başlama tarihi, çalıştırılmadığı süreye ilişkin ücret ve diğer hakların parasal miktarı ile işe başlatmama hâlindeki tazminatın parasal miktarı belirlenmelidir. Bu koşul 7036 sayılı Kanun m. 12 ile değiştirilen 4857 sayılı İş Kanunu m. 21’de düzenlenir. Anlaşmanın içeriğinde işçinin talebi ile işverenlerin üstleneceği yükümlülükler açık biçimde yazılmalıdır.
Dosya açılmadan kontrol edilecekler
- Fesih bildiriminin içeriği ve tebliğ tarihi; varsa fiilî ayrılışla arasındaki fark
- İş sözleşmesi, bordrolar, hizmet alım sözleşmesi ve fiilî çalışma düzeni
- Arabuluculuk başvurusunda asıl ve alt işverenin doğru unvanlarla yer alıp almadığı
- Anlaşmama son tutanağının tarihi ve dava için iki haftalık sürenin son günü
- İş güvencesi koşulları ile ileri sürülen fesih sebebine ilişkin belgeler
Kaynaklar
Metin, yayın tarihi itibarıyla aşağıdaki kanun ve resmî metinlere dayanmaktadır. Somut uyuşmazlıkta güncel mevzuat ve dosya belgeleri ayrıca incelenmelidir.
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, m. 3, 11 ve 12 – TBMM kabul metni ↗Yargıtay, asıl–alt işveren ilişkisi ve işe iade arabuluculuğunda dava şartı, 13.10.2021 – Adalet Bakanlığı UYAP ↗Bu yayın bilimsel ve mesleki bilgilendirme amacı taşır. Somut bir uyuşmazlık hakkında hukuki görüş veya sonuç garantisi oluşturmaz.
