Genel kurulda alınan bir karara karşı çıkmakla o kararın iptalini dava edebilmek aynı şey değildir. Pay sahibi kararın şirketi zarara uğrattığını veya kendi haklarını zedelediğini düşünüyor olabilir. Yine de dava hazırlığında önce karar tarihi, toplantıya katılım ve tutanaktaki kayıtlar incelenir. Bu yazı, halka açık olmayan anonim şirketlerde karşılaşılan uyuşmazlıklar üzerinden, davanın esasına geçilmeden önem kazanan bu ayrımları ele alır.
Üç ay, kararın öğrenildiği tarihten başlamaz
TTK m. 445, kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırı genel kurul kararlarına karşı iptal davası açılmasına imkân verir. Dava, karar tarihinden itibaren üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde açılır. TTK m. 448/2 de bu süreyi hak düşüren süre olarak nitelendirir. Başlangıç noktası, pay sahibinin kararı ne zaman öğrendiği ya da kararın ticaret sicilinde ne zaman ilan edildiği değildir.
Toplantıya çağrılmadığını söyleyen bir pay sahibi bakımından bu ayrım özellikle önemlidir. Usulsüz çağrı, dava açma hakkının koşullarını etkileyebilir; fakat iptal istemi yönünden üç aylık süreyi kendiliğinden öğrenme tarihine taşımaz. Şirketle yazışmaların devam etmesi veya tutanak örneğinin geç gönderilmesi de başlangıç tarihini değiştiren bir kural gibi kabul edilmemelidir.
Hazırlanacak dosyada yalnız toplantının tarihi değil, itiraz edilen kararın gündem maddesi ve içeriği de belirlenmelidir. Aynı toplantıda finansal tablolar, kâr dağıtımı, yönetim kurulu seçimi ve başka konular hakkında ayrı kararlar alınmış olabilir. Her bir karar yönünden hangi hukuka aykırılığın ileri sürüldüğünü göstermek, bütün toplantıya yönelik genel bir itirazdan daha açıklayıcıdır. Esas sözleşmenin toplantı tarihinde yürürlükte bulunan metni de bu nedenle dosyaya alınmalıdır.
Olumsuz oy ve muhalefet şerhi hangi durumda aranır?
TTK m. 446/1-a kapsamındaki olağan durumda, toplantıda bulunan pay sahibinin karara olumsuz oy vermesi ve muhalefetini tutanağa geçirtmesi gerekir. Toplantıda görüş bildirmek, kararı eleştirmek veya yalnız hazır bulunanlar listesini imzalamak bu iki hususun yerine geçmez. Tutanak okunurken hangi karara karşı oy kullanıldığı ve bu karara yönelik muhalefetin kayda alınıp alınmadığı birlikte kontrol edilmelidir.
Söz gelimi pay sahibi kâr dağıtılmamasına karşı çıkmış, ancak tutanakta yalnız “görüşlerini açıkladı” ifadesine yer verilmiş olsun. Bu kayıt, olumsuz oy ile karara muhalefeti açıkça gösteren bir tutanakla aynı açıklıkta değildir. Sonradan yapılacak yorum tartışmasını azaltmak için itiraz edilen kararın belirli olması, oy ve muhalefet kaydının birbiriyle örtüşmesi gerekir. Dava dilekçesinde anlatılan itirazın toplantı belgelerinde karşılığının bulunup bulunmadığı baştan incelenmelidir.
Buna karşılık m. 446/1-b farklı bir yol düzenler. Çağrının usulsüz olması, gündemin gereği gibi ilan edilmemesi, yetkisiz kişilerin toplantıya katılıp oy kullanması veya pay sahibinin katılımına ve oyuna haksız olarak engel olunması hâllerinde, toplantıda bulunma ve olumsuz oy kullanma koşulları aynı biçimde aranmaz. Ancak kanun, bu aykırılıkların kararın alınmasında etkili olduğunun da ileri sürülmesini ister. Bu nedenle usul hatasının ne olduğu kadar, uyuşmazlık konusu kararla nasıl bağlantı kurduğu da açıklanmalıdır.
Çağrı incelemesinde gazete ilanıyla yetinilmez. TTK m. 414 kapsamında pay defteri, şirkete bildirilen adres, iadeli taahhütlü mektup kayıtları ve esas sözleşmedeki usul birlikte değerlendirilir. Kanundaki iki haftalık asgari çağrı süresinde ilan ve toplantı günleri hesaba katılmaz. Çağrısız genel kurul ileri sürülüyorsa m. 416 uyarınca bütün pay sahiplerinin veya temsilcilerinin katılımı, itiraz bulunmaması ve gerekli katılımın kararlar alınırken sürmesi ayrıca kontrol edilir.
İptal, butlan ve kararın uygulanmasının durdurulması
Her hukuka aykırılık aynı yaptırıma bağlanmaz. TTK m. 447; vazgeçilmez pay sahipliği haklarını kaldıran, bilgi alma ve inceleme haklarını kanunun izin verdiğinden fazla sınırlayan veya şirketin temel yapısı ile sermayenin korunmasına aykırı kararlar için butlan düzenlemesini içerir. Kararın oluşumu bakımından ileri sürülen yokluk iddiası ise ayrıca değerlendirilir. İptal süresi geçirildiğinde talebe yalnız “butlan” ya da “yokluk” adını vermek, uyuşmazlığın hukuki niteliğini değiştirmez.
Özellikle çağrı eksikliğinin bulunduğu dosyalarda, aykırılığın niteliği incelenmeden kararın baştan itibaren hükümsüz olduğu sonucuna varılmamalıdır. Toplantının nasıl oluşturulduğu, kimlerin katıldığı, hangi kararın alındığı ve ihlal edilen kural birlikte ele alınır. Dava türünün seçimi, üç aylık sürenin gözden kaçırılmasını telafi etmek için sonradan yapılacak bir adlandırmaya bırakılamaz.
Davanın açılması da kararın uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. TTK m. 449 uyarınca mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. Bu koruma isteniyorsa kararın uygulanmasıyla doğabilecek somut sonuçlar ve aciliyet belgeleri gösterilmelidir. Örneğin sadece bir yönetim kurulu seçiminin iptalini istemek ile seçilen kurulun yetkisini kullanmasına ilişkin geçici koruma talep etmek ayrı değerlendirmeler gerektirir.
Dava öncesinde dosyada bulunması gerekenler
- İtiraz edilen kararın tarihi, gündem maddesi ve üç aylık sürenin hesabı
- Genel kurul tutanağı, hazır bulunanlar listesi, temsil belgeleri ve muhalefet kayıtları
- Çağrı ilanı, gönderim ve teslim kayıtları, pay defteri ile şirkete bildirilen adres
- Toplantı tarihinde yürürlükteki esas sözleşme ve ilgili sicil kayıtları
- Her karar için hukuka aykırılık açıklaması; geçici koruma isteniyorsa somut riskin belgeleri
Kaynaklar
Metin, yayın tarihi itibarıyla aşağıdaki kanun ve resmî metinlere dayanmaktadır. Somut uyuşmazlıkta güncel mevzuat ve dosya belgeleri ayrıca incelenmelidir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 414, 416 ve 445–449 – Adalet Bakanlığı güncel mevzuat kaydı ↗Türk Ticaret Kanunu, genel kurula çağrı ve kararların iptaline ilişkin hükümler – Ticaret Bakanlığı mevzuat metni ↗Bu yayın bilimsel ve mesleki bilgilendirme amacı taşır. Somut bir uyuşmazlık hakkında hukuki görüş veya sonuç garantisi oluşturmaz.
